Şirince'den köyün güneyine doğru yola çıkacağız ve bir süre arnavut kaldırımlı sokaklarda ilerlemeye devam edeceğiz. Sonrasında meyve bahçelerini geçecek ve ormana ulaşacağız.
Ağaçların ve çalıların arasından çıkarak Küçük Menderes Nehrinin Deltası'nı göreceğiz. İnişin sonunda Çamlık Köyü'ne varacağız.
Çok uzun olmayan ama oldukça zorlu olan bu rota, Meryem Ana Evi'nde sona eriyor. Bülbüldağı'na tırmanıp yaklaşık 300 metre irtifaya çıkacağız. Dağın tepesinde, Hristiyanlığın en kutsal yerlerinden biri olan Meryem Ana'nın evini bulacağız.
Göl kenarında, kolay ve dinlendirici bir rota.
İlk altı kilometrede dört ila beş metre genişliğinde bir toprak yolda ilerledikten sonra bizi, son kilometreye dek dar geçitler bekliyor olacak.
Sonra Alaman ve Gebekirse göllerinin yanından geçeceğiz. Eğer göç mevsimine denk geldiyseniz, bir mola verip kuşları izlemeyi ihmal etmeyin.
Deniz kenarından yola çıkıyoruz! Birçok kamp alanı, Pamucak sahilinde bizi bekliyor olacak.
Yolumuz, zamanla Menderes Nehri'nin alüvyonla doldurarak Ege Denizi'nden ayırdığı Antik Efes Limanı'nın üzerinden geçecek.
Batımızda deniz, doğumuzda sulak alanları ile önemli bir doğal yaşam alanından geçiyor olacağız. Eğer doğru zamanda orada olursanız, göç mevsimindeki kuşları gözlemleyebilirsiniz!
Son iki rota Zeytinköy'de sona ermişti. Bu sefer Zeytinköy'den yola çıkacağız.
İlk 2,5 kilometreden sonra tırmanışın eğimi kademeli olarak artacak. 10 metre irtifada başlayan güzergah, bir noktada 301 metre irtifaya ulaşacak.
Çeşme yakınlarındaki Germiyan'dan yola çıkıyoruz ve Ildırı'daki antik İyon kenti Erythrai'ye gidiyoruz!
Rotada kayda değer tırmanışlar veya inişler olmayacak. Germiyan'dan ayrıldıktan sonra orman içinden, ara sokaklardan, çalılıklar arasından ve çoğunlukla zeytinliklerden devam edip Erythrai'ye varacağız.
Ildırı'daki antik kenti görebilir, Ege Denizi'nin en temiz sahillerinden birinde yüzebilir ve yerel tekne turlarından birine katılabilirsiniz.
Karaburun Yarımadası'nın batı kıyısındayız!
Başlangıç ve bitiş noktaları deniz seviyesine yakın ama rotanın ortalarında tırmanmak gerekecek.
Rotanın en yüksek noktası, muhteşem bir manzaraya sahip yangın gözetleme kulesidir.
Karaburun Yarımadası'nın en yüksek rakımlı köyü olan Yaylaköy'den hareket ediyoruz. Ciddi bir iniş bizi bekliyor!
431 metre yükseklikten başlayıp 127 metrede rakımdaki İris Gölü kıyısına ulaşacağız. Sonra da çam ormanlarında dolaşacağız.
Rota yine İris Gölü kıyılarında sona erecek. Bölgedeki birçok göl gibi İris de göçmen kuşların uğrak yeri!
Başlangıç noktamız, Kokar Koyu olarak da bilinen Gökliman. Kokar Koyu'ndaki tek yerleşim yeri bir balık çiftliğidir. Tüm bölge neredeyse sadece ormanlardan oluşur. Bu yüzden rotamızın ilk kısmı bizi orman yollarına götürüyor. Rotanın ortasına doğru en yüksek kısma, 361 metre yüksekliğe ulaşacağız. Sonra Zeytinler Köyü'ne ulaşana kadar sürecek olan iniş başlayacak.
Başlangıç noktamız Antik Klaros Kehanet Merkezi, varış noktamız ise Kolophon (Değirmendere) Antik Kenti!
Meyve bahçeleri ve makilik arazilerin yanından, orman içinden ve ara sokaklardan geçeceğiz. Rota üzerindeki Ataköy Göleti çevresinde kamp yapmak da mümkün.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dayız! Rota biraz kısa olsa da görülmesi gereken yerlerin sayısı çok fazla!
Antik liman kenti Teos'ta Agora ve liman kalıntıları göreceğiz. Teos'ta antik parlamento binasını, sarnıcı, tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos'un tapınağını da göreceğiz.
Zeytinlikler ve meyve bahçeleri arasından Şirince'ye gidiyoruz!
Önce zeytinliklerin arasından tırmanacağız ve tarihi kalıntıların olduğu "Kale" adı verilen noktaya geleceğiz.
Şirince, çoğunluğun efsanelerle bir köydür. Yerel şarapları tatmayı ihmal etmeyin ve saf zeytinyağı ile damla sakızı satın almadan Şirince'den ayrılmayın!
Kutsal bir mekandan, Meryem Ana Evi'nden yola çıkıyoruz ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne varıyoruz!
414 metre yükseklikten yola çıkacağız ve beş kilometre içinde 350 metre yüksekliğe ineceğiz.
Çok uzun olmayan ama oldukça zorlu olan bu rota, Meryem Ana Evi'nde sona eriyor.
Bülbüldağı'na tırmanıp yaklaşık 300 metre irtifaya çıkacağız. Dağın tepesinde, Hristiyanlığın en kutsal yerlerinden biri olan Meryem Ana'nın evini bulacağız.
Bir Cittaslow (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dan yola çıkıp Kocaçay Vadisi'nden geçecek kaplıcaların bulunduğu Orhanlı'ya ulaşacağız. Daha sonra Beyler Barajı kıyılarından geçip 500 metre yükseklikteki Gödence Köyü'ne tırmanacağız.
Küçükbahçe Köyü'nden yola çıkıyoruz. Yarımadanın en güzel manzaralarından birine sahip, terk edilmiş Sazak Köyü'nden geçeceğiz.
Nergis ve mandalina ağaçlarının arasından Karaburun ilçe merkezine gelerek rotayı tamamlayacağız.
Bu rota bisikletçilere, Ege'nin onlarca güzelliğini birkaç saat içinde sunacak. Rota, Çeşme Limanı'ndan başlayıp Alaçatı üzerinden Urla'ya gidiyor. Urla'ya varmadan önce, Ildırı'da, yüzlerce yıllık İyon kenti Erythrai'de duruyoruz. Daha sonra birçok köyden geçerek Urla Limanı'na varıyoruz. Rotanın sonunda başka bir antik İyon kenti olan Klazomenai bizi bekliyor olacak.
İzmir Yarımadası'nın güneyindeki Klaros Kehanet Merkezi'nden yola çıkıyoruz! Rotada, Değirmendere'deki bir başka antik kent olan Notion'u geçeceğiz. Daha sonra Sancaklı, Çileme, Karakuyu, Yenice, Gölova ve Zeytinköy köylerini tek tek dolaşacağız. Son olarak Selçuk'ta Efes'e varacağız. Zeytinköy ve Selçuk arasındaki göllerin göçmen kuş cenneti olduğunu unutmayın!
Çok uzun olmayan ama oldukça zorlu olan bu rota, Meryem Ana Evi'nde sona eriyor.
Bülbüldağı'na (Koressos Dağı) tırmanıp yaklaşık 300 metre irtifaya çıkacağız. Dağın tepesinde, Hristiyanlığın en kutsal türbelerinden biri olan Meryem Ana'nın evini bulacağız.
Ege'nin iki çok popüler noktası arasında, denizden hiç uzaklaşmadan ilerleyen bir rotadayız!
32 kilometre uzunluğundaki rota Çeşme Limanı'ndan başlıyor. Bölgenin iki güzel koyu olan Pırlanta Koyu ve Altınkum Koyu'nu geçip Alaçatı'ya dönüyoruz.
Başlangıç noktamız Antik Klaros Kehanet Merkezi, varış noktamız ise Kolophon (Değirmendere) Antik Kenti!
Meyve bahçeleri ve makilik arazilerin yanından, orman içinden ve ara sokaklardan geçeceğiz. Rota üzerindeki Ataköy Göleti çevresinde kamp yapmak da mümkün.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dayız! Rota biraz kısa olsa da görülmesi gereken yerlerin sayısı çok fazla! Antik liman kenti Teos'ta Agora ve liman kalıntıları göreceğiz. Teos'ta antik parlamento binasını, sarnıcı, tiyatro ve şarap tanrısı Dionysos'un tapınağını da göreceğiz.
Zeytinlikler ve meyve bahçeleri arasından Şirince'ye gidiyoruz!
Önce zeytinliklerin arasından tırmanacağız ve tarihi kalıntıların olduğu, "Kale" adı verilen noktaya geleceğiz.
Şirince, çoğunluğun efsanelerle bağdaştırdığı bir köydür. Yerel şarapların çeşitliliğini keşfetmeyi unutmayın ve saf zeytinyağı ile damla sakızı satın almadan Şirince'den ayrılmayın!
Kutsal bir tapınaktan yola çıkıyoruz ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne gidiyoruz!
414 metre yükseklikten yola çıkacağız ve beş kilometre içinde 350 metre yüksekliğe ineceğiz.
Bir antik İyon şehrinden başlayıp bir diğerinde bitiriyoruz.
63,3 km'lik rota, Klazomenai Antik Kenti'nin olduğu Urla İskelesi'nden başlıyor. Sonrasında Sığacık Limanı'na ve Teos Antik Kenti'ne doğru ilerliyor.
Sığacık'tan sonra yolculuğumuza devam edeceğiz ve Lebedos Antik Kenti'nde rotayı noktalayacağız.
Bu rotanın sonunda, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti'ne, İzmir'in en güneyine ulaşacağız.
Dahası, oraya varınca Şirince Köyü'ndeki Meryem Ana Evi'nden sadece birkaç kilometre uzakta olacağız.
Çeşme, bir kez daha başlangıç noktamız!
Çeşme Limanı'ndan yola çıkıyoruz. Bir süre Çeşme'nin merkezinde devam ettikten sonra İzmir yoluna doğru ilerliyoruz. Beşinci kilometrede Alaçatı'ya yöneleceğiz.
Alaçatı yolunda ilerlerken Mersin Körfezi'nde mola verebiliriz. Daha sonra Zeytineli Köyü'nde rüzgar türbinlerinin arasından geçerek Uzunkuyu'ya varacağız.
Alaçatı'dan başlıyoruz ve denizden biraz uzaklaşacağız!
Alaçatı Barajı'nın yanından geçerek küçük bir çiftçi topluluğunun bulunduğu Karaköy'e varacağız.
Sonrasında yine küçük köylerden geçerek bitiş noktamız olan Ildırı Köyü'ne ulaşacağız.
Eski evleri ve yöresel lezzetleriyle eski yel değirmenleri ve enginar tarlaları arasında yer alan Ildırı, mutlaka görülmesi gereken bir yerdir!
Karaburun'a doğru yola koyulduktan sonra Balıklıova'da denizi göreceğiz. Ayrılmadan önce Balıklıova'nın eski taş evlerini mutlaka görmelisiniz!
İzmir Yarımadası üzerinde yer alan bir yarımadada, Karaburun'dayız!
Mitolojik efsanelerinin yaşandığı Akdağ'a tırmanacağız tırmanacağız.
Mordoğan'da, nergis çiçekleri arasında, terk edilmiş taş evleri geride bırakacağız.
Düz, sessiz ve zorlayıcı olmayan bir rota!
Önce tarihi İskender Köprüsü'nü geçip incirleri ile ünlü Torasan'a varıyoruz. Yöresel lezzetleri ve mutfağıyla ünlü Özbek Köyü, bir sonraki durağımız olacak.
Çok kolay bir rota olmayacak, hazır olun!
Eşsiz manzaralarıyla Kızıldağlar'a tırmanacağız. Asfalt köy yolları, bizi 961 metre yükseklikteki, güzergahın en yüksek noktasına götürecek.
Daha sonra Efemçukuru ve Çamtepe köylerini geçerek Gödence Köyü'nde rotayı tamamlayacağız.
Rotanın başlangıç noktası, antik bir İyon kenti olan Kolophon!
İlk durak, Tahtalı Barajı olacak. Oradan bölgenin en verimli tarım arazileri arasında yer alan Menderes'e gideceğiz. Etrafımız zeytinlikler, üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle çevrili olacak. Buradaki gölet alanı, kamp için oldukça ideal!
53 kilometre uzunluğundaki bu rotada küçük ama zorlayıcı tırmanışlar bizi bekliyor. Bizi Selçuk'a yaklaştıracak olan dar ve asfalt köy yolları, biraz yorucu olabilir.
Metropolis Antik Kenti'nin ardından yerel köylerden geçeceğiz. Bölgenin tarımına hayat veren Küçük Menderes Nehri kıyısından Efes'e ulaşacağız.
Bir "Cittaslow" (Yavaş Şehir) olan Seferihisar'dan yola çıkıp Kocaçay Vadisi'nden geçerek kaplıcaların bulunduğu Orhanlı'ya ulaşacağız. Daha sonra Beyler Barajı kıyısını geçip 500 metre yükseklikteki Gödence Köyü'ne tırmanacağız.
Küçükbahçe Köyü'nden yola çıkıyoruz. Yarımadanın en güzel manzaralarından birine sahip, terk edilmiş Sazak Köyü'nden geçeceğiz.
Nergis ve mandalina ağaçlarının arasından Karaburun ilçe merkezine gelerek rotayı tamamlayacağız.
Başlangıç noktamız, Kokar Koyu olarak da bilinen Gökliman.
Kokar Koyu'ndaki tek yerleşim yeri bir balık çiftliğidir. Tüm bölge neredeyse sadece ormanlardan oluşur. Bu yüzden rotamızın ilk kısmı bizi orman yollarına götürüyor.
Rotanın ortasına doğru en yüksek kısma, 361 metre yüksekliğe ulaşacağız. Sonra Zeytinler Köyü'ne ulaşana kadar sürecek olan iniş başlayacak.
Bu rota bisikletçilere, Ege'nin onlarca güzelliğini birkaç saat içinde sunacak.
Rota, Çeşme Limanı'ndan başlayıp Alaçatı üzerinden Urla'ya gidiyor. Urla'ya varmadan önce, Ildırı'da, yüzlerce yıllık İyon kenti Erythrai'de duruyoruz. Daha sonra birçok köyden geçerek Urla Limanı'na varıyoruz.
Rotanın sonunda başka bir antik İyon kenti olan Klazomenai bizi bekliyor olacak.
İzmir Yarımadası'nın güneyindeki Klaros Kehanet Merkezi'nden yola çıkıyoruz!
Rotada, Değirmendere'deki bir başka antik kent olan Notion'u geçeceğiz. Daha sonra Sancaklı, Çileme, Karakuyu, Yenice, Gölova ve Zeytinköy köylerini tek tek dolaşacağız.
Son olarak Selçuk'ta Efes'e varacağız. Zeytinköy ve Selçuk arasındaki göllerin göçmen kuş cenneti olduğunu unutmayın!
Ege'nin iki çok popüler noktası arasında, denizden hiç uzaklaşmadan ilerleyen bir rotadayız!
32 kilometre uzunluğundaki rota Çeşme Limanı'ndan başlıyor. Bölgenin iki güzel koyu olan Pırlanta Koyu ve Altınkum Koyu'nu geçip Alaçatı'ya dönüyoruz.